4 Ağustos 2009 Salı

*Unglücklich Daum…

Beşiktaş, eflatun-mor kırması formayla çıktığı Ajax maçından 2-1’lik mağlubiyetle İstanbul’a dönmüş ve 4-0 bir yenilgi almış 2 ay sonra Gordon Milne görevi bırakmış ve yerine Stuttgart’ı şampiyonluğa taşımış Christoph Daum gelmişti. Kimine göre dahi kimine göre deli bu teknik adamı çok sevmiş İstiklal Marşı’nı söylemeye çalışmasını takdir etmiştik. Beşiktaş’ın başına geldiği dönem Türkiye kupasını ardından lig şampiyonluğunu kazandı ve ülkesine geri döndü.

İlginç antrenman teknikleri ve soyunma odasındaki fitbolcuları isteklendirme teknikleri ile her daim Türk ve Alman medyasında sıkça isminden söz ettirdi.

Hatta bir Beşiktaş’ın başındayken bir Galatasaray maçı öncesi soyunması odasına tekerlekli sandalyede bir gazi getirip “Bu adam sizin sahada rahatça oynayabilmeniz için bu halde. Onun için yapabileceğiniz tek şey bu maçı kazanıp onu mutlu etmek…” gibisinden bir konuşma yapmış ve o maçı takım rahat kazanmıştı.

Leverkursen’in başında olduğu dönemde de takımı İskandinav ülkelerinden birinde buzlu bir zeminde oynayacağı Avrupa Kupası maçı öncesi antrenman sahasına kırık cam parçaları döktürüp idman yaptırmıştı. Sonrasında fitbolcuların serzenişleri Alman gazetelerinde yer almıştı.

İlerleyen zamanlarda Herr Daum’un karısı ve metresi ile ilgili yaşadığı olaylar gazete sayfalarından boy gösterdi. Sonrasında ise kariyeri boyunca mutlu olabileceği tek yer olan Alman milli takımının başına geçmek üzereyken patlayan malum uyuşturucu skandalı…

Kurt hoca, geçtiğimiz haftalarda Fenerbahçe ile kontrat imzalamak üzere Türkiye’ye gelirken Duesseldorf havalimanında içinde futbolcu datalarını bulunduran dizüstü bilgisayarını çaldırdı.
www.express.de sitesinin haberine göre Daum’un eski eşi Ursula (Ursel)’yı arayan hırsızlar yüz bin euro para istemiş. Sanırız Herr Daum’un başına gelen ilginç olaylar ve skandallar basında yer bulmaya devam edecek.
*şanssız daum

1 yorum:

milli maçlar nedeniyle lige verilen aralardan birinde beşiktaş'ın kartalspor'la yaptığı ve 2-1 kaybettiği maç sonunda verdiği demeç vardır bir de daum'un gazetecilere. Hatırlamanın tam sırası: "Bugün benim için güzel olan iki şey vardı: çay ve simit."

Yorum Gönder